gilles deleuze ve amerikan edebiyatı. (3 kitap bir arada)

deleuzeKapak-01.jpg

12 kasım 2016’dan itibaren kitap satan yerlerde

Hazırlayan: Şenol Erdoğan & Deniz Cansever
Çeviri: Erden Kosova – Ozan Şahin
1.kitap: Deleuze ve Bukowski: Sıradüzenin Ötekileri: Örgütlenmenin Rizomatiği. Martin Kornberger, Carl Rhodes, René ten Bos
2.kitap: Deleuze ve Burroughs: Organsız Beatler: Çıplak Şölen’in Formülleri. Brian Graham
3.kitap: Deleuze ve Kerouac: Rizom’da Hareketlilik: Gilles Deleuze ve Jack Kerouac’ın “Yolda” Karşılaşmaları Üzerine. Marco Abel

arka kapaktan:

 

Hernán Cortés, bugün sadece politik bir şaka olarak kabul etmek istediğimiz Meksika “Duvarı”nın sınırlarında dolaşmaya başladığında kendisini neyin ya da nelerin karşılayacağından emin değildi. Bu belirsizlik ortamı kısa süre içerisinde yerini, cesaret ve yeni bir otorite timsaline bırakarak 500 yıllık değişimin tetikleyicisi oldu.

Amerika Birleşik Devletleri, özetle bu tip bir dizginin üzerine kurulmuştur. Belirsiz olan her zaman tehlikeli ancak elde edilebilirliği de bir o kadar kolaydır. Ancak bu görüş, 40’lı yılların sonuyla birlikte kırılmaya uğrar. Azteklerin kaçık ve atalarından habersiz bebop/free jazz dinleyerek kafayı yemiş varisleri, Amerikan demokrasinin ve bir ulus-belleğin çöküşünü, ahlaki herhangi bir kaygıdan uzak ve hiçbir şeyden sakınmadan kaleme alarak müjdeleyeceklerdir.

Amerika’dan birkaç kara parçası uzaklığında yaşayan Gilles Deleuze ise; bir yanda Lacan, Badiou ve akademinin kendisinden uzak kalmayı yeğleyen isimleriyle uğraşırken, diğer yandan sert geçen Fransız politik ikliminin içerisinde farklı adalar yaratmakla meşguldü. Bu yüzden Kerouac, Burroughs, Bukowski gibi Amerika’nın fırlama ve bigane çocuklarıyla tanışması ya da sonradan bu konuda birçok okumaya zemin oluşturması abes kaçmayacaktır.

Gilles Deleuze ve Amerikan Edebiyatı işte bu sessiz edebi ittifakın en güzel anlatısıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yaratıcı Yazarlık Teknikleri – Şenol Erdoğan

YaraticiYazSE2_1024x1024.png

%40 Ön Sipariş İndirimi, Yaratıcı Yazarlık Teknikleri, Şenol Erdoğan

Her soruya hayat değiştirici müthiş bir cevap arama alışkanlığının şimdiki örneklerinden biri; yaratıcı yazarlık ya da kısmen daha mantıklı ve az iddialı ismiyle yaratıcı yazma. Gereksiz anlarda kullanılan ve ticarileşen diğer kavramlar gibi o da artık ortaya çıktığı zamandaki anlamının epey uzağında bir yerlerde. Yazmak için bir formül önerisi olmak yerine, kişideki yazma isteğini teşvik etmek ya da kafasının içindekilere daha önce bakmadığı bir yerden bakabilmesini sağlamak için kullanıldığında ise tek tipleşmemiş, sürprizli sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu kitap da bazı deneylerin sonucu olarak ortaya çıkan “akışkan” sonuçları barındırıyor.
Metinlerin bir arada oluşunu kısa ve direkt bir biçimde açıklamak gerekirse bence “zihindeki malzemeyi yeniden keşfetme haritası” diyebiliriz. Yazmak için beynimizin daha önce kullanmadığımız bir noktasından hareket edip “kural” denen şeyin aslında ne kadar esnetilebilir olduğunu ve tekniğin barındırdığı espriyi fark etmek kitap sonunda akılda kalacak en güzel iki şey olabilir.
Kitabın en iz bırakıcı temalarından biri kendiliğinden ve çabasız gerçekleşenin değeri. Böyleymiş gibi görünmenin değil, gerçek anlamda “ortaya çık(ar)ma”nın zorluğu. Biraz daha ileri gidip tüm uğraşın sadece buna ulaşmak için olduğunu da söyleyebiliriz, o da bir olasılık.
Şiir ve düzyazı arasındaki olasılıkları görmek için kitaba şiirle başlayıp sıralanan teknikleri, türleri ve şiirin bambaşka yollarını görüp düzyazıya adım atar gibi oluyoruz. Donald Revell’in kitabın son kısmında ortaya çıkacak sözüne bir hazırlık gibi: “Şair başka ne olursa olsun, bir yaratıcı yazar değildir.” Ardından düzyazı tekniklerini ve farklı sanat dallarının düzyazıya aktarılabilecek yöntemlerini birçok farklı isimden okuyoruz. Ginsberg’in, her biri altında bambaşka isimlerle paylaşılma ihtimali olan zihin yazım sloganları derlemesi ve anlamdışı yazın sürprizinden sonra, “bu noktaya kadar okuduklarınızı unutabilirsiniz” diyen otomatik yazın metinleri ile deneylere son veriyoruz.
Kerouac’ın doğal düzyazının ana hatlarını anlatırken dediği gibi: Hikâyeleri anlatmak ve anlatının akışkan deneyime katılmasına imkân sağlamak için yeni yollar keşfetmeliyiz.
Kitaptaki tekniklere şimdiden hazırlanmak için de kitap hazır elinizdeyken gözlerinizi kapatın ve içinde neler olabileceğini uzun uzun düşünün sonra bunları aklınızdan silerek okumaya başlayın.

Underground Poetix – Deleuze Özel

up16_1024x1024.jpg

UP Sayı 16, Ekim 2016

UP XIV represents the real hiphop : Deleuze ve Post Punk sayısında emeği geçen,  başta underground poetix ekim ayı editörü Can Batukan olmak üzere herkes ruh hastasıdır.

*Eylül’ü atlamak durumunda kaldık ama bu süre derginin daha da garipleşmesini sağladı. Murat Mrt Seçkin « Müzikal Moronlar » ve post punk’ın ülke üzerindeki karanlık emellerini anlatan yazısıyla mütevazi bir giriş yapıyor.

*Bartok, Stravinsky, Varese… Fakat neden punk değil ?

*Gilles Deleuze’ün rizom ve sinema üzerine kurduğu iki minik diyagram ile tanışın : Vincennes ders notları !

*« Deleuze, Punk ve Post-Punk » Can Batukan’ın bizler için hazırladığı bir « giriş dersi ». Elbette  her zaman için derslere gitmeyi değil kırmayı seçen UP XIV okuyucusunun « hayvan-oluş »tan yola çıkarak ilerleyeceği punk rotası da, kendisini çok farklı yerlerde bulmasını sağlayacak.

*Rafet Arslan bilim kurgu ve müziğin yarattığı « Sesler Adası »na doğru yola çıkıyor. Sonic Youth, Mary Shelley ve the Residents’ı buluşturan ortak nokta neydi dersiniz ?

*Throbbing Gristle’ın bir form dışılık olarak punk ve queer’la inşa ettiği « moleküler devrimi » Zafer Aracagök’ün eşsiz yaklaşımı ile okuyacağız bu ay.

*Paul Hegarty ; Foucault ve Attali’den yola çıkarak bizi Crass konserinde pogoya fırlatıyor ve neo-liberal politikalara karşı punk’ın çizdiği savunma hattını tartışmaya açıyor.

*Volkan Çağlayan yüzyılın en önemli deşifre metni olan Bin Yayla ile Klasik Müziğin kesintili haritasını ortaya çıkarırken,

*Daha önce bir söyleşiyle UP XIV sayflarını şereflendiren Richard Pinhas, zamanın sessizlikle yaptığı koalisyonu ve ortaya çıkan figürsel dizilimlerin fonksiyonlarını açıklayacak.

KAYIP KUŞAK – Elizabeth Hand

%40 Ön Sipariş İndirimi, Kayıp Kuşak, Elizabeth Hand

14606540_1439896819371165_5645562467597099221_n.jpg

Kayıp Kuşak adıyla Türkçe edisyonunu hazırladığımız Elizabeth Hand romanı “generation loss” türünün en iyi örneği olmaktan öte adımlar atıyor: kendi türünü yaratıyor: bu fantastik, gerilim ve polisiye üçleminde yoğrulan ve eşsiz bir “sound” yakalayan roman hamurunu; Roland Barthes’ın fotograf düşüncelerinden Patti Smith’in New York’una çok değerli altkültür elemanları ile yoğuruyor. Hand’in ikinci romanı yakında 645’den yayımlanıyor.

14642278_1439896969371150_2451651103359482532_n.jpg

Elizabeth Hand, antropoloji eğitimini tamamlayarak fantastik ve bilim kurgu alanlarında sayısız ürün verme kararı aldı. Star Wars, X-Files gibi önemli projelerde metin yazarlığı yaptı ve DC & Dark Horse Comics çatısı altında birçok projeye dahil oldu.
Elinizde tuttuğunuz ve 2007 Shirley Jackson Ödülü’ne layık görülen Kayıp Kuşak adlı roman, fantastik-polisiye türünü pulp geleneğini ihmal etmeyerek bambaşka bir yazın karakteriyle okuyucularına sunuyor. Hand bu anlamda şüphesiz bir öncü!
New York Polisinden Iggy Pop konserine, CBGB’nin ucube punklarından B-Filmlerine, fanzinlere, keçileri kaçırmış fotoğrafçılara kısacası geçmişe dair özlediğiniz ne varsa içinde bulabileceğiniz bu sıcacık roman, sizi çok farklı diyarlara götürecek.

14691028_1441094479251399_1493048202634229603_n.jpg

Kayıp Kuşak yazarı Elizabeth Hand’in adaylıkları ve ödülleri
Philip K Dick Award Best Book nominee
Philip K Dick Award Best Book nominee
Philip K Dick Award Best Book nominee
James Tiptree, Jr. Award Best Book
World Fantasy Best Novella
World Fantasy Best Novel nominee
Mythopoeic Fantasy Award for Adult Literature Best Book
Nebula Awards Best Novella
Arthur C. Clarke Award Best Book nominee
World Fantasy Best Collection nominee
World Fantasy Best Collection
Mythopoeic Fantasy Award for Adult Literature Best Book nominee
Bram Stoker Best Collection nominee

Beat Kuşağı: Hippi Değil “Hipster”

BeatKusagiKapak23.jpg

Diane Huddleston
SUB BASIN YAYIM

http://www.kitapyurdu.com/kitap/beat-kusagi-amp-hippi-degil-hipster/405672.html&publisher_id=8003

https://www.facebook.com/subgaragezero/
Bu çalışma, Beat Kuşağı gibi toplumsal bir hareketin etkisinin ve anlamının yıllar boyunca nasıl yanlış anlaşıldığına bir örnektir.

İkinci Dünya Savaşı, atom bombası ile sona ererken, Amerika ve Sovyetler Birliği arasında da Soğuk Savaş temellerinin atılmasına öncülük etti. Bir yandan komünizm korkusu yayılırken, Joseph McCarthy, Amerikan Karşıtı Eylemleri İzleme Komitesi’nin “Baş Araştırmacısı” olma rolünü üstlendi. Amerikalılar, savaştan önce (sigortalı iş, mutlu evlilik, iyi aile, hak edilmiş emeklilik ve çok çeşitli tüketim maddeleri ile) bıraktıkları hayata, kaldıkları yerden devam etmek istiyorlardı. Genç nesilden, okula gitmesi, iş bulması, hayatını ahlak kuralları çerçevesinde yaşaması, evlenip çocuk yapması, sonra da ebeveyninden aldığı bu hazır ambalajlı yaşamın meşalesini, kendi çocuklarına aktarması bekleniyordu. Riayet etmek, iyi bir vatandaş olmanın düzen tarafından konulmuş güvenli önkoşuluydu. Ancak, emniyet ve asayişin her an ortadan kaldırılabilecek bir görüntüden ibaret olduğunu düşünenler de vardı. Çoğu Amerikalı, hassas ve savunmasız oldukları gerçeğini düşünmemeye çalıştı. Oysa dünya, altı milyon Yahudi’nin gaz odalarında öldürülmesinin, Avrupa’nın ırzına geçilişinin, ‘Küçük Çocuk ve Şişman Adam’ın Japonya’da yüz binlerce insanı öldürmesinin artçı şokları ile hala yalpalamaktaydı.

Bu “gerçeklerden kaçan” sessiz toplumdan, paketlenmiş yapay bir hayatı yaşamayı reddeden bir grup – hipsterlar – ortaya çıktı. Zenginliğini yeni yeni keşfeden ve maddiyat peşinde koşan Amerika ile yürümektense, yaşamın içinde manevi bir anlam aramayı tercih ettiler. Onları radikal, tehlikeli, serseri diye adlandıran tutucu kesime göre hayat tarzları bir skandaldı. Buhran dönemini yaşamış olan eski nesil, gençlerin çalışmak istememesini anlayamıyordu, özellikle de maaşı iyi olan bir sürü iş mevcutken. Hayatta kalmak için büyük mücadeleler vermiş olanlar, bu radikallerin ihanetine, Amerika’daki zenginliği reddedişlerine anlam veremiyorlardı. Bu aykırı nesil, Beat Kuşağı idi.
Beat Hareketi, bir zafer ve bir trajedi idi. Öncüleri, Amerikan kültürüne yaptıkları yaratıcı katkılar ve ektikleri uyumsuzluk tohumları ile büyük bir zafer yaşadılar. 1960’lara gelindiğinde bir başka nesil onların tarlalarında ekin biçecek, sosyal adaletsizliğe ve savaşa karşı çıkacaktı. Ya bilmeden ya da bile bile, trajedi şuydu ki Beat Kuşağı yanlış anlaşıldı ve medya tarafından yanlış tanıtıldı. Medya, Beat Kuşağı’nın ne olduğunu kendisi de tam anlayamamışken açıklamaya çalıştı. Toplumu manevi ve hakiki olarak yeniden inşa etme mesajını karanlığa gömen, basite indirgenmiş, gerçek olmayan bir klişenin yayılmasına neden oldu; onları, Beatnik denilen çizgi film karakterlerine dönüştürdü. Beatnikler, bir ürüne dönüştürüldüler; imajları kafelerin, bodrum katındaki gece kulüplerinin tanıtımında kullanıldı; gazetelerin, plakların, kıyafetlerin ve aksesuarların satılmasına yardımcı oldu. İronik olan ise, reklamcıların bütün bunları, bu yaşama gönülsüzce imrenen numaracılara satmasıydı. Gitgide eski muhafız Beatlerin yerini, yeni yetme özentiler alıyordu. Beatnikler, düzenin şiddet ve suç alarmına geçmesine neden olan bir gençlik hevesi olmuştu. Bu çalışma, Beat Kuşağı gibi toplumsal bir hareketin etkisinin ve anlamının yıllar boyunca nasıl yanlış anlaşıldığına bir örnektir. Bu makale, parlayışı, sönüşü ve ortadan kayboluşu sırasında ve sonrasında (aşağı yukarı 1957 ve 1960’ların başında) tarihçilerin ve eleştirmenlerin Beat Kuşağı ile ilgili sahip oldukları algılardan örnekler sunacaktır.

Yeşil Mutfak Vegan – Vejetaryen Yemek Tarifleri ve Yemek Kültürü Kitabı

VeganKapak33.jpg

Lisa Jervis
SUB BASIN YAYIM

http://www.kitapyurdu.com/kitap/yesil-mutfak-amp-vegan–vejetaryen-yemek-tarifleri-ve-yemek-kulturu-kitabi/405674.html&publisher_id=8003

 

https://www.facebook.com/subgaragezero/

 
“Tabağınızdaki politik şeylerden bıktınız mı? Yemek için alışveriş yaptığınız zamanlarda suçluluk duygusuyla kıvranıyor musunuz? Bu sevimli rehberde Lisa Jervis yalnızca bilinçli ve gezegenle barışık bir şekilde yemek yemenin ne kadar kolay olduğunu değil, ayrıca ne kadar ucuz ve kullanışlı olduğunu ve evinizin mutfağında nasıl neşeli hissedebileceğinizi gösteriyor.” – Stuffed and Starved: The Hidden Battle for the World Food System’ın yazarı Raj Patel.

“Yerel ve işlenmemiş yeme üzerine güçlü vurgusuyla Yemek Pişirmek, vegan olmakla veya vegan sucuk tüketmekle ilgili tereddütlerinizin üstesinden gelmenize yardımcı olacak. Bu, mutfağa adımını ilk defa atanlar ve daha sağlıklı bir gezegen yaratmak için işi sonuna kadar götürmek isteyen vejetaryenler için harika bir kaynak.” – Lickin’ the Beaters: Low Fat Vegan Desserts’ün yazarı Siue Moffat.

“Gün içinde birkaç kere, dünyayı daha iyi bir yer yapmak için bir fırsat istediğiniz oluyor mu? Lisa Jervis’in el kitabı Yemek Pişirmek’teki makul, esprili, sade ve etik kılavuzları izleyerek kendinizi beslemeyi öğrenin. O, yemek kitaplarının Dennis Kucinich: ufak, politik, güçlü ve dört yıllık üniversite diplomasına kesinlikle sahip değil. Okuyun ve yiyin.” – Manifesta: Young Women, Feminism and the Future’ın eşyazarı ve Look Both Ways: Bisexual Politics’in yazarı Jennifer Baumgardner.

”Yemek Pişirmek, ilham verici, kuşatıcı bir yemek okulu ve her şeyi daha lezzetli kılmak için bir rehber. Ayrıca günümüz yaşantısındaki yemekle ilgili önemli fikirlerle kendimizi nasıl bağdaştıracağımızı güçlü bir şekilde gözler önüne seriyor.” – Surprised by God: How I Learned to Stop Worrying and Love Religion’ın yazarı Rabbi Danya Rutenberg.

“Sonunda! Yemek ve sosyal adaleti, yani kilolu insanların (her ölçüden insanların) da hayattan zevk alabileceğini konu alan zeki ve kullanışlı bir kitap. Lisa, kilolu insanlar üzerine yapılan tüm tartışmaları gereksiz görüp bir köşeye atabileceğimiz küçük bir izdüşüm yaratmamız için birçok iyi ve ikna edici sebep sunuyor. Teşekkürler Lisa, bu lezzetli ve gerçek anlamda acımasız olmayan kitap için!” – FAT!SO? Because You Don’t Have to Apologize for Your Size’ın yazarı Marilyn Wann.

“Lisa Jervis’in zihni, kalbi ve tat tomurcuğu tam olması gerektiği yerde, ve Yemek Pişirmek’i okumak mutfağınızda onu ağırlamak gibi. Kitap, güçlü, aklı başında, sağlıklı, eğlenceli bir arkadaşınızla yemek yaparken sohbet ediyormuşsunuz hissi veriyor, ve sonra arkadaşınız “bir tutam şundan dene” diyor. Bu oldukça kanıtlayabilir ki böyle bir dostluk için alışveriş, pişirme, yeme alışkanlıklarımızı ve yemekle ilgili düşüncelerimizi değiştirmek için ileriye adım atmak gerekiyor.” – The Ex-Boyfriend Cookbook ve Osprey Island’ın yazarı Thisbe Nissen.

“Güzel mizah ve seviyeli bir zihinle bu ilmi eser, beslenme faşizminin elitizmini taze, dürüst, sebze merkezli yemekten ayırıyor ve az işlem görmüş yiyeceklere aşina olmayanlara ve yemek tecrübelerine öğretim ve ilham vermek amacıyla sağlıklı, kullanışlı tarifler sunuyor.” – Virgin: Untouched History ve Unruly Appetites’ın yazarı Hanne Blank.
“Lisa Jervis iyi bir aşçı olabileceğim konusunda beni ikna etti. Konu gezegenimizi ve sağlığımızı korumaya gelince kusursuz olamayız elbette, ama bu inatçı, dost canlısı ve kullanışlı kitap, elimizden gelenin en iyisi için bizi cesaretlendiriyor. Bir gecede dünyayı değiştiremeyebiliriz ama yeme alışkanlıklarımızı değiştirebiliriz.” – Opting In: Having a Child Without Losing Yourself’in yazarı ve Third Wave Foundation’ın eşkurucusu Amy Richards.

“Yemek Pişirmek, sağlıklı, yerel ve bilinçli yemek pişirme konusunda öğretici, ulaşılabilir ve alenen eğlenceli bir rehber. Birçok leziz tarife ek olarak Lisa Jervis, temel pişirme araçlarını ve tekniklerini açıklayarak ve yaratıcılığı cesaretlendirerek mutfak deneyiminin üzerindeki gizemi ortadan kaldırıyor. İleri görüşlü yemek düşkünlerinin mutlak sahip olması gereken bir kitap!” – Whipping Girl: A Transsexual Woman on Sexism and the Scapegoating of Femininity’in yazarı Julia Serano.

“Sosyal bilince sahip bir yemek kitabını elbette takdir ediyorum. Dahası, uygulamalı bir seviyede ele aldığımızda Yemek Pişirmek, etrafta el altında duracak kullanışlı bir şey. Fakat, eller aşağı, bu kitabın en değerli bulduğum yanı tat duyusu. Lisa Jervis basit ama küresel bir yayılımla kişiyi beslenme konusunda doğru – hatta eğlenceli – adımlar atmaya yönlendiren çok özel tat kombinasyonları servis ediyor.” – Feminist Fatale ve Finding Iris Chang’in yazarı Paula Kamen.